o degil de baktim epey zaman olmus, yenileyeyim dedim. zira yazilacak bloglarin sayisi artiyor, fikir de degisiyor. insan bir gun blogger asmis abi, template bile yapiyoruz diyor, ertesi gun deviantart'in da renkleri cok hosmus diye cark ediyor. firildak gibiyim, coktan secmeliyim.
google translate'i buldum bulali icimden ingilizce yazip yazip cevirmek geliyor. ilginc bir hadise bu. her ne kadar bazi seyleri sacma sapan cevirse de ortalama bir adam, anliyor.(google.com/translate)
l'extrémité. filmin sonunda 'the end' cok klise kaliyor artik. cevirdim bu cikti. artik bunu koysunlar. her ne kadar fransizca en kibar dildir ekolunu beslese de insanin tavri, el hareketleri degisiyor fransizca konusunca, boyle bir farkli oluyor. bunun da farkina gecen gun bes dakikalik tenefuste sinifima giderken fark ettim. fransizca sinifinin onunden gecerken biri adam, biri kadin iceride konusuyor. adamin adi nedir, kadininki nedir bilemiyorum fakat basta ingilizce konusuyorlardi, sonra birden seyir degisti, takir takir fransizca konusmaya basladilar. iste o an gozume iki harika insan gibi gozuktuler. markette karsilassam, sirada onumde olsalar, wendy's'de yanimda olsalar hic bakilacak tipler degil de iki ensua mensuali bir sey dediler, sevgimi kazandilar.
neyse, bu aralar kotuyuz. moral bozuk. mediterranean homesick alien gibi dolasmaktayim. e'yi ozledik, aileyi ozledik, her seyden ote yemekler guzeldi be abi.
ama iste tam bu noktada filmin sonunu izlemek de hos oluyor diyim. bu ayriligin da sonunu guzel hayal ediyor insan. gerci cok kez ayriligi degistirip 'lan donsem mi' dedik de hepsinde de tabaga sicmamak endisesi vardi. mujde ar in da dedigi gibi 'bir sey yanacaksa sonuna dek yanmali'
tam bu noktada idare edilmiyor. iki hayat, iki ulke. tam o sirada her ne kadar farkli amac icin yazilsa da okan bayulgen ne iyi yazmis:
"gel seninle bir adim atalim simdi, ben gideyim.. emin ol ki, bir sure ayri kalirsak, hicbir sey duzelmeyecek.. olsun, ben biraz gitmek istiyorum.." -- makina veda jenerigi
así pues, me acabé. he ido al madhouse y no daré vuelta probablemente detrás. opinión bon voyage a mí. belki bir gun gorusuruz, belki de gorusemeyiz. también no iré quizá dondequiera. quién sabe? ama o zamana kadar buen sexo.
oehah. simdilik buraya kadar, bu kadar. hayata donene kadar gorusuruz gunluk.
- Listening to: loreena mckennitt
- Reading: kurt vonnegut
- Watching: ekran
- Playing: hayat
- Eating: kafa
- Drinking: kahve